BİLİNÇ BİLİNÇALTI İLE NASIL İLİŞKİ KURAR

BİLİNÇ  BİLİNÇ  ALTI  İLE  NASIL   İLİŞKİ   KURAR.

Bilinçaltı  Duygular Aracılığıyla İletişim Kurar

Bilinç altı ile iletişim kurmak mı istiyorsun. Benim lisanımla konuşursan, seni duyabilirim der

Çoğumuz olumsuz duygularımızı, mantıklı ve olabildiğince kısa bir şekilde anlatmaya çalışırız. Öfke, kin, kızgınlık, nefret, hayal kırıklığı, kıskançlık, terk edilmek, yalnızlık, reddedilmek, korkmak, karman çorman olmak, utanmak, baskı altına alınmak, panik, boşluk hissi, zorunlu olmak, suçlu olmak, berbat hissetmek, bunalmak, endişe duymak.

Bu etiketler bize yardımcı olabilir mi. Tabi ki. Fakat bizi yanlış da yönlendirebilirler. Çünkü vücudumuzda ve bilinçaltımızda neler olup bittiğini anlamamıza yardım edemezler. Çocukluk halinizi düşünün. Sizin için önemli biri sizi terk ettiğinde, bu durum duygusal açıdan canınızı çok acıtır. Siz bunu ihanet veya terk etmek olarak mı değerlendirirsiniz? Yoksa kalbinizde bir acı mı hissedersiniz?

Sezgiler, duygular vücudumuzun ve bilinçaltımızın kullandığı lisandır.

Daha önce de söylediğimiz gibi, terapist bireyin kendi kendine sınıflandırdığı duygularının hisleriyle tamamen bağlantılı olduğunu anlamasını sağlayabildiği takdirde, bireyin olumsuz duygulardan kurtulması daha kolay ve tesirli olacaktır. Vücudumuzun hissettiğimiz duyguları belirlemekte son derece baskın bir rolü vardır. Birey suçluluk hissediyor olabilir. Önemli olan bunu nerede hissettiğidir. Suçluluk vücutta neyi temsil ediyor?

Terapist, karşısındaki bireye bu suçluluk duygusunun vücudun herhangi bir bölgesiyle alakalı olduğunu anlatabildiğinde, başarı yolunda çok önemli bir adım atmış olacaktır. Bu sayede birey duygu ve fiziksel duyular arasındaki bağlantıyı kavrayabilecektir.

 

Birey “Kendimi suçlu hissediyorum” diyebilir. Bireyin bu duyguya odaklanmasını sağlamak için şu şekilde bir cümle kurabilirsiniz. “Kendimi suçlu hissediyorum ve bu duygu vücudumu………” gibi. Bireyin verdiği cevap gerginlik ve dolu olabilir. Böylece birey hissettiği duyguyu somatik terimlere indirgeyebilir. Yani bilinçaltının anladığı dilden konuşabilir. Vücudunuz suçluluk duygusunun anlamını bilmiyor olabilir. Fakat gergin ve dolu olmanın anlamını biliyordur.

Birey terapistine kendini üzgün hissettiğini söyleyebilir. Bu durumda terapistin yapması gereken bireye bu hissi vücudunun hangi bölgesinde hissettiğini sormaktır. Çoğunlukla terapistlerin alacağı cevap göğüs bölgesi olacaktır. Göğsümüzün merkezinde kalbimiz ve akciğerlerimiz yer almaktadır. Geleneksel Çin Tıbbına göre, akciğerlerimiz üzüntüyü, kalbimiz ise sevinci içinde tutma eğilimindedir.

BU YÖNTEM NEDEN ÖNEMLİDİR?

1-Terapist, bu yöntem vasıtasıyla bireyin vücuduna odaklanmasını sağlar. Yani bir anlamda bireyin vücudunda olan biten hakkında bilinçlenmesini sağlanır. Bu bilinç de hipnozun uygulanmasını kolaylaştırır. Birey hissettiklere odaklanarak, düşünen aklını baypas etmiş olur. Bu kavram da hipnozun tanımıyla eşdeğerdir.

2-Birey duygularını hissetmesi, onun aynı duygulardan kurtulmasını kolaylaştıracaktır. Bireyin hisleri hakkında düşünmesi onu bu hislerden kurtarmayacaktır. Hissettiklerimizi iyileştirebiliriz. Duyguları hissedemediğimiz yani bunu engellediğimiz takdirde duygularımızı esir almış oluruz. Bu da bize herhangi bir yarar sağlamaz.

Şeref kadıoğlu .adını sen koy hipnozun.

Alıntı.

Hazırlayan

Henüz Yorum Yapılmamış.

yorum ekle